Kategori: Denemeler
Dünyaya açılımı 1800'lü yıllar da imparator Meici tarafından sağlanan Japonya, bu dönemde Avrupa'ya tabak, çanak, fincan gibi japon seramiklerini ithal etmeye başlamıştı. Tüccarlar uzun süren deniz yolculuklarında eşyaların kırılmaması için kağıtlara sıkıştırılmalarını isterler. Porselen ve seramikler hazırdır, sipariş de vardır, ama ambalaj olarak kullanılacak kağıt ihtiyacı da çoktur.
Az önce uyandım. Uyanıp uyanmadığımı anlamak için uzun süre kendimle soru cevap oyunu oynamak zorunda kaldım. Midem gerçekten ağrıyor muydu? Yoksa gece yarısı sadece dolaşmaya mı çıkmalıydım, yemek yemekte nereden çıktı? Yatak iktiriyor beni. Bir şeyler batırarak, ağırlığımdan yorulduğu için kovuyor beni. Kalk. Kalkamıyorum. Bedenimin ağırlığı değil ki bu... Düşüncelerimin gerçek yüzlerinin dayanılmaz çekingenliğinde, gerçeklere bakmanın, gerçekleri yaşamanın verdiği isteksizlik.
Anne Frank, saat 6 da uyanır, 13 yaşına girdiği 1942 yılının 12 Haziran günü. Anne ve babasının kızaacğından korktuğu için bir saat yatağın içinde oyalanır. Sonra da yemek odasında kendisini bekleyen armağan paketlerini açmaya koyulur. Gözüne ilk çarpan bir hatıra defteri olur. Sanki bir insanmış gibi sayfalarında "Kitty" diye sesleneceği, yaşantısının geride kalan iki yılını günü gününe yazacağı, pembe kaplı, sırdaş bir hatıra defteri.
Hayat bir şakadan ibaret geliyor artık bana. Bazen kötü bazen güzel şakalara maruz kalıyoruz. İnsanın yaşanmışlıkları attıkça güzeli de kötüsü de karşısına fazlasıyla çıkmaya başlıyor. Yaşadığım ve başardığım onca güzel şeye rağmen şu son 7 ay içerisinde 3 kişinin bana yaşattıkları yüzünden psikolojim alt üst oldu. İnsan içine çıkma isteğim kalmadı, girdiğim ortamlardan zevk alamadım, kendimi işime vererek oyalanmaya çalıştım. Şuan bu yazıyı yazabiliyor olmam iyileştiğimin bir göstergesidir.
Bir zamanlar karpuzdan fenerler yapılırmış. Şöyle bir düşündüğümüzde estetik açıdan farklılık oluşturmak açısından güzel fikir gibi duruyor. Karanlıkta yolumuzu aydınlatan ışık kaynaklarına belki de bir tatlılık katmak amacı gütmüş olabilir ilk karpuzdan feneri yapan kişi. Orhan Veli "Sakal" isimli şiirinde;
Bedri Rahmi EYÜPOĞLU, Ahmet Hamdi TANPINAR gibi bir çok sanatçımızın yaşamış ve çalışmış olduğu Narmanlı Hanı 1831 yılında inşa edilmiştir. İstanbul Beyoğlun da yer alan bina 1880 yılına kadar Rus Büyükelçiliği, 1914 e kadar Rus Hapishanesi, daha sonrasında da Harmanlı ailesi mülkü olarak kullanılmıştır.
1