Kırılmış Bir Oyuncak İçin Sone
27 Şubat 2014 • ☕️ 1 dk okuma • 🏷 edebiyat, alıntılarKarmaşa ve giderek artan bilinmezlik. Bu bilinmezlik içerisinde hayata karşı beklediklerini elde etmek için çabalamanın verdiği sevinç ya da bıkmaya yakınlık hissi.
Kategori: Edebiyat
Karmaşa ve giderek artan bilinmezlik. Bu bilinmezlik içerisinde hayata karşı beklediklerini elde etmek için çabalamanın verdiği sevinç ya da bıkmaya yakınlık hissi.
Bir çocuktan katil yaratma öykülerinin en korkuncu 1920'li yıllarda başlamıştır.
Gençken, bir gün ormanda okla yaraladığım bir kuşun ölümünü seyretmiştim; bu dünyayı terk etme arzumu harekete geçiren işte bu olaydır.
Gençken, bir gün ormanda okla yaraladığım bir kuşun ölümünü seyretmiştim; bu dünyayı terk etme arzumu harekete geçiren işte bu olaydır.
Ne illet bir şeydir nezle. Herhangi bir şekilde yakalandıktan sonra ellerimizde kağıt mendillerle gezmeye başlarız. Uzun bir süre devam eder bu.
Dünyaya açılımı 1800'lü yıllar da imparator Meici tarafından sağlanan Japonya, bu dönemde Avrupa'ya tabak, çanak, fincan gibi japon seramiklerini ithal etmeye başlamıştı. Tüccarlar uzun süren deniz yolculuklarında eşyaların kırılmaması için kağıtlara sıkıştırılmalarını isterler. Porselen ve seramikler hazırdır, sipariş de vardır, ama ambalaj olarak kullanılacak kağıt ihtiyacı da çoktur.
Az önce uyandım. Uyanıp uyanmadığımı anlamak için uzun süre kendimle soru cevap oyunu oynamak zorunda kaldım. Midem gerçekten ağrıyor muydu? Yoksa gece yarısı sadece dolaşmaya mı çıkmalıydım, yemek yemekte nereden çıktı? Yatak iktiriyor beni. Bir şeyler batırarak, ağırlığımdan yorulduğu için kovuyor beni. Kalk. Kalkamıyorum. Bedenimin ağırlığı değil ki bu... Düşüncelerimin gerçek yüzlerinin dayanılmaz çekingenliğinde, gerçeklere bakmanın, gerçekleri yaşamanın verdiği isteksizlik.
Paradoks; görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki yaratması veya sezgiye karşı bir sonuç yaratmasıdır. Doğru gibi gözüken önerme veya fikirler, tamamen yanlış olarak çıkar karşımıza. Bazende, yıllarca yanlış olarak zannettiğimiz olaylar, düşünceler doğru olarak bizi şaşkına çevirirler.
Sunay AKIN dünyası farklı; bilginin, ayrıntının yoğunluğunda insanın düşünmek için var olduğu bir dünya. Ayçöreği ve Denizyıldızı da o dünyaya açılan kapılardan bir tanesi sadece.
Sunay AKIN dünyasının o güzel ahengi ile Nazım HİKMET 'in birleştiği bir eser. Şiir bir düz yazıya daha ne kadar güzel harmanlanabilir ki?