Kategori: Edebiyat
Anne Frank, saat 6 da uyanır, 13 yaşına girdiği 1942 yılının 12 Haziran günü. Anne ve babasının kızaacğından korktuğu için bir saat yatağın içinde oyalanır. Sonra da yemek odasında kendisini bekleyen armağan paketlerini açmaya koyulur. Gözüne ilk çarpan bir hatıra defteri olur. Sanki bir insanmış gibi sayfalarında "Kitty" diye sesleneceği, yaşantısının geride kalan iki yılını günü gününe yazacağı, pembe kaplı, sırdaş bir hatıra defteri.
Hayat bir şakadan ibaret geliyor artık bana. Bazen kötü bazen güzel şakalara maruz kalıyoruz. İnsanın yaşanmışlıkları attıkça güzeli de kötüsü de karşısına fazlasıyla çıkmaya başlıyor. Yaşadığım ve başardığım onca güzel şeye rağmen şu son 7 ay içerisinde 3 kişinin bana yaşattıkları yüzünden psikolojim alt üst oldu. İnsan içine çıkma isteğim kalmadı, girdiğim ortamlardan zevk alamadım, kendimi işime vererek oyalanmaya çalıştım. Şuan bu yazıyı yazabiliyor olmam iyileştiğimin bir göstergesidir.
Çocukluğunuzda oyalanmanız için elinize tutuşturulan boyalı kalemlerle üzerinde gidip geldiğiniz sayfaları bir kerecik Sunay Akın'a vermeyi hiç düşündünüz mü? Onun büyülü sözcükleriyle çizdiği resimlerin içinde hiç kimsenin göremediği güzel bir ayrıntıydınız belki de...
Bir zamanlar karpuzdan fenerler yapılırmış. Şöyle bir düşündüğümüzde estetik açıdan farklılık oluşturmak açısından güzel fikir gibi duruyor. Karanlıkta yolumuzu aydınlatan ışık kaynaklarına belki de bir tatlılık katmak amacı gütmüş olabilir ilk karpuzdan feneri yapan kişi. Orhan Veli "Sakal" isimli şiirinde;
Sunay AKIN'ın kendisi hakkında çıkmış sorulara ve eleştirilere cevap niteliği de taşıyan kitap "Kız Kulesindeki Kızılderili" kitabına göre az olsa da kızılderililer hakkında bizlere güzel bilgiler sunuyor. Sunay AKIN ustanın anlatımıyla, olayların en küçük ayrıntılardan nasıl birbirlerine bağlandığına şahit olacaksınız.
Sunay AKIN eğitimini aldığı konulara değiniyor bu kez. Gözünü yukarılara ve çok uzaklara dikiyor. Karanlıklar içerisini hayatımızla öyle güzel noktalardan birleştiriyor ki tadına doyamıyorsunuz. Mutlaka okunması gereken bir yapıt.
Deniz ve denizin oyuncakları gemiler, vapurlar vb. Sunay AKIN dan dünya tarihindeki önemli deniz olayları üzerine önemli bir yapıt. Bir şair bakış ve anlatış açısıyla :)
Bedri Rahmi EYÜPOĞLU, Ahmet Hamdi TANPINAR gibi bir çok sanatçımızın yaşamış ve çalışmış olduğu Narmanlı Hanı 1831 yılında inşa edilmiştir. İstanbul Beyoğlun da yer alan bina 1880 yılına kadar Rus Büyükelçiliği, 1914 e kadar Rus Hapishanesi, daha sonrasında da Harmanlı ailesi mülkü olarak kullanılmıştır.
12